"ANNE OLMAK...!"

• 25/8/2007 - BUNUN HATA OLDUĞUNU SANIYORDUM AMA DEĞİLMİŞ..

"Annem Bana Bakar" Çocukta Kendine Güvenin Temeli

Yaşamın ilk bir buçuk iki yılında bir çocuğun her istediğinin yapılması onu şımartmaz. Tam aksine, yapılmaması onun ruh sağlığını bozar.

Çocuk, ona bakan kişinin, her zaman onun ihtiyaçlarını karşılamak üzere yanında olduğunu hissetmeli ve her zaman yanında olacağından da emin olmalıdır. İkisi birbirine adeta yapışık yaşamalıdırlar. Erikson'un tanımladığı psikososyal gelişmenin ilk aşaması olan temel güven bu şekilde kazanılır. Böylece, geleceğin, kendine olduğu kadar, başkalarına da güvenen, mutlu ve iyimser kişisinin temeli atılır. Bu aşamanın kazanılması yaşamın ilk bir buçuk iki yılında olur. Bu dönem yeterince doyurulamazsa, özgüveni olmayan, kendinden emin olamayan, sürekli kuşku duyan, mutsuz bir kişilik gelişir.

Her an çocuğunun yanında olması mümkün olmayan çalışan anneler için dikkat edilecek nokta, kendi yerlerini alacak kişinin seçiminde oldukça dikkatli davranmalarıdır. Çocuğa bakacak kişinin seçimine 'Olmazsa bir başkası bulunur.' zihniyeti ile yaklaşılmamalıdır. Anne yerine çocuğa bakacak kişi her an çocuğun isteklerini karşılıyorsa sorun kalmaz. Anneanne ve babaanneler sağlıkları elverdiği ölçüde bu iş için yerleri doldurulmaz kişilerdir. Hatta çalışan anne tarafından çocuğu şımartacak şekilde aşırı ilgi göstermekle suçlanırlar. Oysa özellikle bir bucuk yaşına ka­dar her ihtiyacının karşılanması çocuk için gereklidir. Yaşamın ilk bir buçuk iki yılında bir çocuğun her istediğinin yapılması onu şımartmaz. Tam aksine, yapılmaması onun ruh sağlığını bozar. Kaldı ki bu dönemin iki büyük ihtiyacı vardır: aç, susuz ve uykusuz kalmamak, altı temiz olmak.

"Dokuz aylık kızım yanında ben olmadığım za­man bir türlü uyuyamıyordu. Hadi uyuttum diyelim. Gece boyunca evden ayılmama da izin vermiyordu. Arada bir uyanıp yine benim varlığımı hissetmek istiyordu. Uyandığında odasına girmem bile tekrar uyku­ya geçmesine yetiyordu. Eşimle birlikte dışarı çıkmışsak bakıcısı da, annem de çocuğu bir turlu susturamadıklarını söylüyorlardı.

Sosyal hayatimiz sıfıra inmişti. Eve kapanmaya alışık olmayan eşim de sıkıntısını belli etmeye başlamıştı. Bu soruna bir çare bulmam lazımdı.

Aklıma cin gibi bir fikir geldi. Çocuk uyanmasa bi­le belli aralıklarla odasına gidip orada olduğumu ona hissettirecek zamanla bu aralan açacaktım. Böylece yokluğumda bile ona evde olduğum kanaatini uyandıracaktım.

Doktorumuz, bir buçuk yaşından önce böyle bir denemenin faydasız olacağını söyledi. Ve bırakıp gidersek zararı bile olabilirdi.

Doktorumuz haklı çıktı. Bir buçuk yaşından önce, çocuğumu zedelememek koşulu ile bu duruma bir çözüm yoktu. Eşim ve ben kabullendik. Kızımız bir buçuk yaşına geldiğinde sorun kendiliğinden ortadan kalktı."

Çocuk temel güven ve obje devamlılığını kazanmak zorundadır. Öte yandan ailenin de kendine göre bir sosyal yaşamı vardır. Bunun ortak noktası bulunmalı, fakat öncelik yine de çocuk olmalıdır. Çünkü bu dönemdeki bir eksiklik ileriki dönemlere yansırsa bu ailenin sosyal yaşantısına ileride de engel olmaya devam eder. En iyisi tuğlayı zamanında ve doğru olarak yerine yerleştirmektir. Çünkü yıkıp daha düzgününü yapmak her zaman mümkün değildir.

 

Doç.Dr. Sabiha Paktuna Keskin
Pediatrist, Pediatrik Nörolog
Uluslararası Tıp
Çocuk Beyin Hastalıkları

www.bebekkokusu.com /dan alıntıdır

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 25/8/2007 -

Bebeğim Hiç Uyumuyor... Neden Acaba?

Uyku-uyanıklık döngülerinin oluşumunda, gün içi şekerlemelerin, uykuya gitme saatlerinin düzenlenmesi, uyku öncesi ritüellerin
 

Uyku bozuklukları tüm yaş gruplarında çok sık görülen ve her yaşta kişinin günlük işlevselliğini, dikkat ve öğrenme becerilerini belirgin olarak bozabilen sorunlardır. Öte yandan hatırlama sorunları, sinirlilik, duyusal hassasiyette artış görülebilmektedir. Çoğu ebeveyn için küçük çocuklarında görülen uyku sorunları oldukça sıkıntı verici olmaktadır.

Uyku-uyanıklık döngülerinin oluşumunda, gün içi şekerlemelerin, uykuya gitme saatlerinin düzenlenmesi, uyku öncesi ritüellerin geliştirilmesi ya da uyandığında çocuğa kendi kendini sakinleştirmede yardımcı olabilecek araçlar, ör, oyuncak bebek kullanımı gibi yöntemlerle bakım verici çocuğa yardımcı olur. Aynı zamanda bakım verici, çevredeki uykuyu bozucu uyaranları kontrol eder, bağlanma ve ayrılık deneyimlerini destekleyici davranışları geliştirir.

İkinci, üçüncü yaşla birlikte uyku daha farklı anlamlar kazanır. Örneğin aktif bir günün ardından sakinleşme zamanıdır. Karanlık ve yalnızlıkla baş etme gerekli olur. Bakım vericinin sınırlarına, yatma zamanı ritüellerine uyum göstermesi gerekir. Anneden ayrılabilmek için yeterince güvenli bir bağlanma geliştirmiş olmaya ihtiyaç duyar. Zamanla otonomisini kazanır.

Yedinci- dokuzuncu aylarda uyku sorunları genellikle denge sistemine yönelik uyarana aşırı istek duyma ile ilişkili olmaktadır. Bu aylarda çocuklar uykuya dalabilmek için uzun süreler sallanmak, kucaklanmak ihtiyacı gösterebilirler. Ayrılık anksiyetesinin başladığı 10-12. aylarda uykuya dalma sorunları en yüksek sıklığa ulaşır. 13.-18. aylarda gün içinde aşırı hareketlilik, fazlaca uyarana maruz kalma uyku sorunları ile daha fazla ilişki göstermektedir. 19.-24. aylardan itibaren uykuya dalma sırasında yaşanan sorunlar azalırken, geceleri sıkça uyanmalar görülebilir.

Uyku sorunlarının altında pek çok faktör yer alabilir. Gastroesofajeal reflü, uyku apnesi, çeşitli akciğer patolojileri, nörolojik problemlerin yanı sıra annedekil stres, gebelik dönemi depresyonu, aile içi sorunlar, çocukta zor mizaç, duygusal aşırı tepkisellik ve bakım vericiler arası uyku ritüelleri uygulamalarında tutarsız davranışlar uyku sorunları ile ilişkilendirilmektedir. Uykuya dalma sorunları olan çocuklarda daha fazla anksiyete ve duygusal sorunlar, daha belirgin dikkat ve konsantrasyon sorunları bildirilmektedir.

Uyku-Uyanıklık Döngülerinin Gelişimi

Çocuğun yaşı                     Çocukta beklenen uyku örüntüsü

Yenidoğan                       günde 16,5 saat uyur.
2-3 aylık                           3-4 saat aralıksız uyur ve beslenmek için uyanır, aktif uyku %43’e düşer, 3 aylık olduklarında çocukların %71’i tüm gece boyunca uyur
4 aylık                              geceleri daha uzun uyur, gündüz daha az uyur.
6 aylık                              günde 14,25 saat uyur, 5-6 saatlik uyku döngüsünde 1-2 kez uyanır, uyandıktan sonra çocukların 1/3 – ½’si kendi kendine yeniden dalar, çocukların %84’ü tüm gece boyunca uyur
10 aylık                            çocukların %90’ı tüm gece boyunca uyur
12 aylık                            günde 13,75 saat uyur,  aktif uyku %30’a düşer
2 yaşında                         günde 13 saat uyur.  

Uykunun diürnal (günlük) organizasyonu 24 saatlik gün içinde uyku sürelerinin düzenlenmesi olarak belirtilebilir. Bu düzenleme hayatın ilk ayları içerisinde özellikle aydınlık-karanlık döngüleri ve sosyal ip uçları ile şekillenmeye başlar. İlk üç ayda kesintisiz uyku dönemleri 3-4 saat iken, 6. aydan itibaren özellikle gecelere doğru kayan 6 saatlik kesintisiz uykular başlar. Bir yaş civarında gündüz saatlerinde iki kez uyunurken, ikinci yaşa doğru günlük melatonin salgısının düzenlenmesi ile gündüz saatleri uykusu bir keze düşer. Bu gündüz uykusu yaşam boyu özellikle öğleden sonra saatlerinde devam edebilir. Ultradiyen organizasyon ise REM ve non-REM döngüleri için belirtilir. 50-60 dakikalık uyku süreleri ve %50 oranındaki REM uykusu 3 yaş civarında erişkin düzeylerine yaklaşır.

Süt çocukları uyku örüntüsü açısından ikiye ayrılabilirler:

  1. ebeveynlerine uyarı yollayanlar
  2. kendi kendilerini sakinleştirebilenler

Uyanıp, ağlayarak ebeveynlerine uyarı yollayanlar beşiklerine genellikle uykulu olarak koyulmakta ve “uyku yardımı” (örneğin, emzik, oyuncak bebek) almamaktadırlar. Aksine kendi kendini sakinleştirebilen bebekler uyanık olarak yataklarına konurlar ve uyandıklarında yanlarındaki emzik ya da  bebek tekrar dalmalarını kolaylaştırır. Aslında bir çalışmada uykusu zayıf diye tanımlanan çocuklarla diğerleri arasında uyanma sıklığı açısından fark olmadığı, çocuklarının daha fazla uyku sorunu olduğunu söyleyen ebeveynlerin uyanma sayısını daha yüksek ifade ettiği tespit edilmiştir.

Uyku düzeni üzerine çevresel ve kültürel etmenler

Uyku sorunlarını değerlendirirken en önemli faktörlerden biri de çocuğun uyuduğu ortamdır. Çocuğun hangi odada yattığı, yatmadan önce uygulanan ritüeller oldukça belirleyicidir. Gürültülü bir ortamda, özellikle TV sesinin varlığında uykuya dalma zorluğu olacağı açıktır. Ayrıca dikkat ve konsantrasyon sorunlarının varlığı, çevresel uyaranların filtre edilmesini daha da güçleştirecektir. Öte yandan, ebeveynle aynı yatakta yatmak özellikle ileri yaşlarda çocuklarda tensel uyarılmalara ve çeşitli dürtülerin yaşanmasına neden olabilmektedir. Bu çocuklar bu dürtüleri boşaltmak için ebeveynlerine gün içinde daha agresif davranışlar gösterebilmektedirler. Birlikte yatma davranışı sınır koyma ve disiplin sağlamada güçlükleri pekiştirecektir. Bazen uyku sorunları ile başvuran olgularda ayrılma, bireyselleşme, fiziksel ve duygusal sınırların oluşturulması üzerine çalışmak gerekli olmaktadır.

Uyku Sorunlarının Değerlendirilmesi

Şu soruların yanıtları araştırılmalıdır:

  1. Çocuk sabah kaçta kalkıyor?
  2. Gün içinde ne tür aktivitelerde bulunuyor?
  3. Ebeveynlerinden ayrılmak zorunda kalıyor mu?
  4. Gün içi etkinliklerde kurallara ve sınırlara ne kadar uyabiliyor?
  5. Ne kadar uyaranlara maruz kalıyor?
  6. Gündüz uykuları ne sıklıkta ve ne kadar sürüyor?
  7. Akşamları uygulanan rutin etkinlikler neler?
  8. Çocuk uyandığında ebeveynler ne yapıyor?
  9. Çocuk nerede, hangi odada, hangi yatakta, kiminle yatıyor?
  10. Çocuğun uyku sorunları ailenin diğer bireylerini nasıl etkiliyor?
  11. Çocukta gece terörü, kabus, uykuda yürüme var mı?
  12. Ebeveynlerde de uyku bozuklukları öyküsü var mı?
  13. Ebeveynler ya da çocuk hayatında önemli kayıplar yaşadı mı?
  14. Ebeveynler yalnız kalabiliyor mu? Yalnızlıkla nasıl başa çıkıyorlar?
  15. Uyku sorunları nasıl başladı? Artıyor mu?

Dr. Koray Karabekiroğlu//BEBEKKOKUSU SİTESİNDEN ALINTIDIR

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 25/8/2007 - :))

Yazılarımı ters oturtturdum ama olsun bu yazıda BEBEKKOSU sitesinden alıntıdır..

 

İŞİTMEK EŞİTTİR DAVRANIŞ(DR GUY BERARD)

HAYATIMIZIN HER ALANINDA ETRAFIMIZDAKİ SESLERE KARŞI İLGİSİZ KALMIŞIZDIR VE ÇOGU ZAMAN FARKINDA OLMADIĞIMIZ BU SESLER HAYATIMIZI KONTROL ALTINA ALMIŞTIR NASIL MI?
TRAFİKTEKİ KORKUNÇ SESLER
BUZDALABI VE ELEKTRİKLİ ALETLER
AŞIRI YÜKSEK SESLİ MÜZİK
KALİTESİZ CD KASET ÇALARLARDAN DİNLENEN MÜZİKLER
KALİTESİZ KULAKLIKLA DİNLENEN WALKMANLER
BİLGİSAYAR FANLARININ ÇIKARDIĞI BOGUK SESLER
VE DAHA SAYAMAMIYACAGIM BİR SÜRÜ SES DALGASI BİZLERİ AŞIRI SİNİRLİ HUYSUZ,KOORDİNASYONSUZ,YORGUN YAPAMİLMEKTEDİR..PEKİ ÇÖZÜM NEDİR?BİLİNDİĞİ GİBİ BEYİN ELEKTRİKSEL UYARANLARLA ÇALIŞMAKTADIR,
VE BELİRLİ ZAMANLARDA TIPKI BİR MAKİNE GİBİ ŞARJ EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR BUDA 5000 İLE 8000 HERZ ARASINDAKİ SESLERDİRKİ ÇOGU ZAMAN KENDİMİZİ EN RAHAT HİSSETTİĞİMİZ ANLAR BU ARALIKTAKİ SESLERİN OLDUGU ZAMANLARDIR.İSTERSENİZ BU ANLARINIZI Bİ DÜŞÜNÜN ...
ÇOGU ZAMAN KULAKLARIMIZDA BİR UGULTU DUYARIZ PEK TABİKİ ŞEHİR HAYATINDA YAŞAMAYA ÇALIŞAN İNSANLARDAN BAHSEDİRYORUM;VE BU ANLAMSIZ KARGAŞA BİZLERİ GÜNGECTİKÇE İŞİTME PROBLEMİ OLAN ,HUYSUZ ,ANINDA ANLAMSIZ TEPKİLERLE SİNİRLENEN,YAPTIGI İŞLERE ODAKLANAMAYAN VEDE EN ÖNEMLİSİ SAGLIKLI BİR İNSANDAN ÇOK ÇOK UZAGA GÖTÜREN DURUMLARDIR.GÜNÜMÜZDE TIP ALANINDADA SESLERİN İNSAN SAGLIĞI ÜZERİNDE NE KADAR ÖNEMLİ OLDGU KABUL GÖRMÜŞ VE HATTA UYGULAMA ALANLARI BİLE OLUŞTURULMUŞTUR..İYİSİMİ SESLERİN GÜCÜNE KULAK VERİN VE HER İŞİTTİĞİMİZİ ASLINDA DUYMADIĞIMIZI GÖRÜN

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 25/8/2007 - ACABA..??

Oğlumun inanılmaz hareketliliği inatlaşmaları uyku düzensizlikleri ve daha altta yazacağım şıklardan bir çoğunun tutmasından dolayı acaba bir hiperaktiflikmi söz konusu diyorum son zamanlarda..İnanılmaz yoruldum gücüm tükendi ama taha sanki aylarca uyumuş ve dinlenmiş modunda enerjisinden ödün vermeden yoluna devam ediyor.Sizlerde okuyun ve şıkları bir gözden geçirin bakalım..Yorumlarınızı bekliyorum:)

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 25/8/2007 - Hiperaktif çocuklar..

Yazılarını sürekli takip ettiğim forumlarda bilgi alışverişinde bulunduğum BEBEKKOKUSU sitesinden alıntıdır..

 

) Ağlama nöbetleri vardır.

2) Gece ağlama nöbetleri vardır

3) Uyku uyumak istemezler

4) Uyutmak problem haline gelebilir

5) Uyku problemleri vardır

6) Hem gündüz hem de gece uykuya dalmakta zorluk çekerler

7) Uyumamak için ağlarlar

8) Ancak ayakta veya beşikte sallandıkları zaman uyuyabilirler

9) Ayakta sallanarak uyuma uzun süre devam edebilir

10) Gündüz uykuları düzenli değildir veya uyku düzenleri çabuk bozulabilir.

11) Gece uykuları düzenli değildir.

12) Beslenme konusunda sorunlar yaşayabilirler

13) Alt temizliği yapılarken inatlaşabilirler. Bu konuda sorunlar yaşanabilir.

14) Tuvalet alışkanlığı kazandırılmasında gecikmeler olabilir

15) İştahsızlık sorunu yaşayabilirler

16) Parmağını emebilirler

17) Emziği bırakmak istemeyebilirler

18) Gece sık sık uyanabilirler

19) Gece ağlayarak uyanabilirler

20) Yanlarında uyumak için bir takım nesneler bulundurabilirler. Örneğin oyuncak ayı, battaniye, yastık vb.

21) Uykuları geldiğinde huysuzlanırlar

22) Uyku saatleri geçtiğinde hırçınlıkları artabilir

23) Gece mama için birden fazla uyanıp ağlayabilirler

24) Önlerine konulan yiyeceklerle oynayabilirler

25) Yemekleri yüzlerine, gözlerine, saçlarına vb. sürmekten hoşlanırlar. Yemekleri üzerlerine veya önlüklerine dökerler

26) Yemek seçebilirler.

27) Gece odalarında ışık isteyebilirler

28) Gece annelerinin yanlarında yatmasını isteyebilirler

29) Gece ebeveynlerinin odasında yatmak isteyebilirler

30) Geceleri sık sık kalkıp annelerinin yatağına giderler.

Yukarda yer alan 30 sorudan 16 tanesine evet cevabı verdiyseniz, kesin bir sonuca ulaşabilmek için bir psikologla görüşmenizde yarar olduğunu söyleyebiliriz.


------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocuğum Hiperaktif mi?



Bu test 2-6 yaş arası çocuklar için geçerlidir. Burada yazdığımız özellikler genel özelliklerdir. Bu konuda kararı bir psikolog vermelidir.

• Herşeyi ellemek, tutmak eline almak ister.

• Dur, yapma, gitme gibi emirlere uymak istemez.

• Yemek yerken üstüne döker.

• Oturduğu yerde kıpırdar.

• Oturduğu yerde sallanır.

• Elini ağzına sokar veya tırnak yer.

• Elini veya ayağını sallar ve hareket ettirir.

• Uykuya götürmek istediğinizde itiraz eder. Uyumak istemez.

• Yuvaya gitmek istemez.

• Yuvaya ilk birkaç gün gider sonra vazgeçer.

• Sürekli ayağa kalkar. Veya yürümek ister.

• Evdeyken gezmeye götürülmek ister.

• İnsanların onunla ilgilenmelerinden çok hoşlanır.

• İnatlaşır. Yapma denilenleri yapmak ister.

• İstedikleri olmazsa tutturur.

• Sık düşer.

• Sık sık ev kazalarında yaralanır.

• Gördüğü herşeyin içine bakmak ister.

• Oyuncakların nasıl çalıştığını merak eder. İçine bakmak ister. Onları kırar veya çalışmaz hale getirir.

• Çok hızlı ve yüksek sesle konuşur. Uyarıldığında bazen hemen düzeltir. Ama çok kısa zaman içinde unutur. Ve yine aynı şekilde davranışa devam eder.



Yukarda saydığımız şıklardan 10 tanesi sizin çocuğunuzda görülen davranışlarsa bu konuda bir uzmandan bilgi almalısınız.

--------------------------------------------------------------------------------------------------
Çocuğunuzda Dikkat Dağınıklığı Var mı?



Bu test 7-12 yaşları arasındaki çocuklar için geçerlidir. Bu testi anneler yaparak çocuklarında dikkat dağınıklığı olup olmadığı konusunda bir uzman psikologa danışmalıyım fikrine varabilirler. Kesin kararı psikolog verecektir. Burda amaç ailelere yol gösterici olmaktır.

Aşağıdaki 30 durumdan 15'i çocuğunuz için geçerli ise bir psikologla konuşabilirsiniz.

• Çocuğunuz sürahiden bardağına su dökerken mutlaka yere su döker veya suyu taşırır.

• Herşeyi sorar.

• Sorduğu soruları tekrar tekrar sorar.

• İsimleri aklında tutamaz. Arkadaşlarının, öğretmenlerinin adlarını unutur.

• Telefon, adres gibi şeyleri çabuk unutur.

• Akrabalarının isimlerini aklında tutamaz.

• Ezberde zorlanır.

• Çarpım tablosunu ezberleyemez. Yada ezberler ama kısa süre sonra unutur.

• Saati zor öğrenir.

• Sağ sol elini zor öğrenir.

• Dersleri ezberlerken çok zorlanır.

• Derslerde maddeleri ezberlemekte zorlanır veya çabuk unutur.

• Birden fazla şey alması istenirse ya karıştırır yada unutur. Örneğin ekmek, peynir, yumurta, zeytin denirse bunları aklında tutamaz. Yazıp eline vermek gerekmektedir.

• Sınıfta gürültü varsa öğrenemez. Yazılı imtihanda ortamda ses varsa konuyu bildiği halde performansı düşer.

• Tahtaya kalkmakta çok heyecanlanır. Hatta bildiği bile unutur.

• Toplama yaparken ilave 1'leri unutur.

• Çıkartma yaparken yarısı toplama yarısı çıkartma biçiminde yapar.

• Çarpmalarda hep elde 1'leri hesaba katmayı unutur.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Çocuğunuz Okulda Zorlanacak Mı?

Bu bir ankettir. Anne babalara yardımcı olmak için bir yardımcı çalışmadır. Bu ankette yer alan 15 sorunun 7'si çocuğunuz için geçerli ise bir psikologdan yardım almalısınız.

• Çocuğunuz yerinde durmakta zorlanıyor.

• Bir yerde uzun süre kalmıyor. Hep gezmek, dolaşmak istiyor.

• Yüksek sesle konuşuyor. Çok hızlı konuşuyor.

• Hep en önce kendisine bakılsın istiyor.

• En cici çocuk kendisi olsun istiyor.

• En mükemmel olmak istiyor. En iyi olmak istiyor.

• Oyunda hiç kaybetmek istemiyor. Kaybetmeye katlanamıyor.

• Yazdığı yazının çok güzel olmasını istiyor. Eciş bücüş yazmasına katlanamıyor.

• Kendi yazdığı yazıyı kendisi okuyamıyor.

• Arkadaşlarının ona niye küstüklerini anlayamıyor.

• Arkadaşları onu yanlış anlıyor veya tanıyor.

• Bazen bir şeye takılıyor. O olmazsa olmaz diye düşünüyor. Hatta tutturuyor.

• Eşyalarını kaybeder veya unutur.

• Kendini kontrol etmekte zorlanır.

• Notaları öğrenmekte veya çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanır

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

herşey var burda..

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
esoo

Kategoriler

Arkadaşlar

mutfaktayim
sadeceelif
mahonim
guldefne
unutanlara
1nisan1970
cennetufirdevs
avcikardes
busraworld
banucagri
ayberoz
cipis
seciyorum
bebikim
prensesfulya
Aysegül Kilinc
kralsevecen68
cocukgelisimindebirnumara
agvaliyiz
cityinfo
yaban19
kadinlarneister
bloggazetesi
akp2007
havle
semra45
gunboyu
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:6
| Sonraki Sayfa